Terapiye Gitmeye Karar Veremiyorum — Bu Normal mi?
- Omer Sengul
- 28 Mar
- 2 dakikada okunur
"Bir psikologla görüşmem gerekiyor, bunu biliyorum. Ama bir türlü randevu alamıyorum." Bu cümleyi bir danışanımın ağzından duyduğumda tanıdık geldi. Çünkü terapiye başlamayı ertelemek, terapiye ihtiyaç duyduğunu fark etmek kadar yaygın bir deneyim.
Ben de bir dönem bunu yaşadım. Psikolojik destek almanın gerekli olduğunu hissediyordum; ama yüzleşmem gereken şeyleri düşününce ertelemek daha kolay geliyordu. Bu ertelemenin kendisi de bir mesajdı aslında — değişimin kapısı tam da oradaydı.

Terapiye Başlamayı Zorlaştıran 5 Gerçek Neden
1. "Belki geçer" umudu İnsanlar genellikle terapiye başvurmayı son çare olarak görür. Oysa psikolojik destek, kriz anında değil, hayat kalitesini artırmak istediğinizde de işe yarar. "Belki zamanla düzelir" düşüncesi gerçek bir umuttan çok, başlamamak için bir gerekçe olabilir.
2. Yüzleşme korkusu Terapi sürecinde bazı şeyleri söylemek, onları daha gerçek hale getirecekmişçesine hissettirebilir. "Bunları birine anlatırsam ne düşünür?" ya da "Söylersem daha kötü hissederim" gibi düşünceler terapiye başlamayı geciktirir. Oysa araştırmalar, deneyimleri paylaşmanın duygusal yükü azalttığını göstermektedir.
3. Psikoloğun sizi yargılayacağı endişesi Bu endişe son derece insani. Ancak iyi bir terapötik ilişkinin temeli yargısız kabuldür. Psikoloğun odasında söyleyecekleriniz, dışarıda sizi nasıl göreceğini belirlemez — aksine, kendinizi nasıl gördüğünüzü daha net anlamanıza yardımcı olur.
4. Maddi ve pratik engeller "Pahalı", "zamanım yok", "nereye gideceğimi bilmiyorum." Bunlar gerçek engellerdir ve küçümsenmemeli. Sorunlarınızın çözülmemesinden dolayı mutsuz olmanız ve maddi kayıplarınız seans için ödeyeceğiniz ücrete göre çok daha yüksektir. Online terapi seçeneği bu engellerin büyük bölümünü ortadan kaldırmıştır. İstediğiniz yerden, uygun saatte destek alabilirsiniz.
5. Hangi psikoloğu seçeceğini bilmemek Eğitim, deneyim, yaklaşım farklılıkları kafa karıştırıcı gelebilir. Doğru psikologla çalışmak sonucu etkiler; ancak "mükemmel psikoloğu bulamazsam başlamayayım" düşüncesi de bir erteleme tuzağıdır. İlk görüşme, uyumu değerlendirme fırsatıdır.
Terapiye Başlamak İçin "Hazır" Olmanıza Gerek Yok
Terapiye başlamak için tam olarak ne hissettiğinizi bilmeniz, sorununuzu net ifade edebilmeniz ya da "yeterince kötü" hissetmeniz gerekmez. "Bir şeyler yanlış ama ne olduğunu bilmiyorum" da başlamak için yeterli bir nedendir.
Şema Terapi perspektifinden bakıldığında, terapiye başlamayı engelleyen düşüncelerin büyük bölümü erken dönemde öğrenilmiş inanç kalıplarıyla ilişkilidir: "Yardım istemek zayıflıktır", "Sorunlarımı kendi başıma çözmeliyim", "Başkalarını rahatsız etmemeliyim." Bu kalıpları fark etmek, terapinin kendisidir.
Bireysel Terapi, Çift Terapisi veya Ergen Terapisi: Hangisi Size Uygun?
Bireysel terapi: Kaygı, öz değer sorunları, ilişki örüntüleri, yaşam geçişleri, kimlik soruları gibi konularda kendinizle yüzleşmek istiyorsanız.
Çift terapisi: İletişim sorunları, tekrarlayan kavgalar, güven krizleri veya birbirinden uzaklaşma hissi yaşıyorsanız.
Ergen terapisi: Gençlerin okul stresi, kimlik gelişimi, aile çatışmaları, sosyal ilişki sorunları gibi konularda desteklenmesi için.
Son Söz: Başlamak, En Zor Adımdır
Terapiye gitmeyi düşünüyorsanız, bu düşüncenin kendisi bir şeylerin farkında olduğunuzun işaretidir. Karar vermekte zorlandığınız için kendinizi yargılamayın. Çoğu insan ilk seansa gelmeden önce aylar, bazen yıllar bekler.
Eğer "bir görüşme yapayım, sonra karar veririm" diyebiliyorsanız, bu yeterli. İlk adım her zaman en önemli adımdır.
Not: Değişim, "hazır olduğunuzda" değil, ertelemenin maliyetinin yüzleşmenin korkusundan daha ağır geldiğini fark ettiğinizde başlar. İzmir’deki ofisimde yüz yüze veya bulunduğunuz her yerden online görüşme seçenekleriyle bu ilk adımı birlikte atabiliriz.
Peki, sizin seans
koltuğuna oturmanızı engelleyen asıl şey dışsal bahaneleriniz mi, yoksa içeride korumaya çalıştığınız o eski ve tanıdık "statüko" mu?



Yorumlar